| TON x KM = Ben ne DERSEM o OLUR ... | |||||||||||||||||||||||||||
| Adım adım kadife elden Balyoz ele ... | |||||||||||||||||||||||||||
|
Taban fiyat belirlemek ne kadar doğru ? Karma ekonomi mi ? Ulaştırma Bakanlığı’nın son düzenlemeleri, ülkemizde uygulanan ekonomik modelin ne olduğunun tartışılması gerektiğini ortaya koyuyor… Nedir ülkemizin ekonomik modeli..? Eğer ülkemizde özellikle rahmetli Özal döneminde belirleyici olan SERBEST PİYASA EKONOMİSİ modelinden vazgeçilip yeniden KARMA EKONOMİ MODELİNE dönüldüyse bunları bütün piyasanın da bilmesi gerekmez mi ? Ulaştırma Bakanlığı’nın 25 Şubat 2004 tarihinde yayımladığı Karayolu Taşıma Yönetmeliği, basit bir düzenlemeden öte anlamlar içermekteydi… Kimileri bunu göremedi, kimileri de gördükleri halde görmezden geldiler.Ulaştırma Bakanlığının bu Yönetmeliğe sığınarak uygulamaya koyduğu düzenlemeler, serbest piyasa ekonomisinin bakanlık nezdinde yerini karma ekonomiden de öte merkezi planlamaların yapılıp uygulandığı eski doğu blokunun ekonomik sistemine bıraktığını göstermektedir.. Ulaştırma Bakanlığı, öncelikle sektörde faaliyet gösterecek unsurların sayısına sınırlama getirme yetkisini bir düzenleme ile eline geçirerek piyasa ekonomisine doğrudan müdahale etmek istemektedir. Birbirini izleyen düzenlemelerle de, piyasada arz ve talebe göre dengelenmesi gereken fiyatlara doğrudan müdahale etmekte ve merkezi olarak alınan bu kararın üç ay süreyle harfiyen uygulanmasını emretmektedir. Madem ki piyasa şartlarında oluşması gereken fiyatları Bakanlık belirlemektedir, o halde tahsilatları ve ödemeleri de kendileri yapsınlar… Sanırım düzenlemenin bu kısmı eksik kalmış. Serbest Piyasa ekonomisi nedir..? Her hangi bir ekonomi sözlüğünü açıp bakın; serbest piyasa ekonomisinin ‘’ Ekonomik faaliyetlerin tam rekabet şartları içinde serbestçe yapılabildiği, ekonomik sorunların çözümünün devletin ekonomiye müdahalesiyle değil fiyat mekanizması aracılığı ile gerçekleştirildiği ekonomi ‘’ olarak tanımlandığını görürsünüz. Piyasa ekonomisin mihenk noktası, ARZ ile TALEP terazisi arasındaki dengedir. Arz ve Talep yasalarının olağan işleyişine dışarıdan yapılacak etkiler, kaçınılmaz bir şekilde daha ağır sorunlara yol açacaktır. Hangi ekonomik sistem uygulanırsa uygulansın, sosyal bir devletin vatandaşlarını (hizmet alan tüketicileri) anormal fiyat oyunlarıyla soyulmaktan koruması gerekir. Önceliğin bu olduğu bir anlayışın da, fiyatların tabanını değil tavanını belirlemesi gerekmez mi ? Fiyatların tavanına getirilecek sınırlamalarla tüketiciler korunurken, hizmet alımındaki rekabet şansları da arttırılmış olmaktadır. Oysa Ulaştırma Bakanlığı, navlunların tabanlarına sınırlama getirip buna harfiyen uyulmasını emretmekle, tüketicilerin ya da hizmet satın alanların rekabet şartlarını da sınırlamaktadır. Görülmektedir ki Bakanlık; sektörün işleyişi üzerinde yapıcı bir kontrolör değil, kararlar alan ve uygulanmasını buyuran bir sahip olmak istemektedir. Piyasanın tarifesi nedir ? Bakanlık, kimlerle oturup bu tarifeleri belirlemiş bilmiyorum, ancak ortada büyük bir bombanın olduğu gerçek. Nedense böyle bir taban fiyat belirleyenler, bölgeler arasındaki mevsimsel yük yoğunluğunu hiç hesaba katmamışlar.. Bölgelerin mevsimsel olarak zaman zaman yük, zaman zaman da araç yoğunlukları artar… İşte navlunlar da bu arz ve talebin yoğunluğu içinde oluşur… Ama şimdi Bakanlık diyor ki, işin yok aracın çok olduğu bölgeden de bu fiyatların altında mal taşıma..! Peki bu, o bölgede hizmet alan sanayici ya da üreticinin ve de nihayetinde bireysel tüketicin pazarlık gücüne de sınırlama getirmek olmuyor mu ? Şimdi ortada bir tarife var.. Peki bu tarife doğrudan araç sahibine ödenecek minimum navlunu mu belirliyor yoksa bir organizatörün müşterisine vereceği taban fiyatı mı ? Akla gelen bir soru daha var, Maliye Bakanlığı bundan böyle nakliyecileri (piyasa şartlarında gerçekleşmemiş bile olsa) bu taban fiyata göre mi denetlemeye tabi tutacak ? Arz-Talep dengesinin en yoğun yaşandığı bu sektörün, üç aylık devreler için bile olsa elinin-kolunun bağlanması doğru bir uygulama değildir. Tarife düzenlemelerine en başta pazarlık güçleri sınırlanan hizmet alanlar olmak üzere ticari politika oluşturmalarına engel olunan bütün nakliyeciler karşı çıkmalıdırlar. Ton x Km tarifesiyle bireysel kamyoncu ne kazanacak ? Bakanlığın belge satma telaşıyla basında çıkan cafcaflı reklamları vardı.. Yok efendim belgeler kazanç olarak dönecekti… Belgeleri tabiri caizse ucuza kapatmakla daha baştan kazançlı olunacaktı… Yok belgeden önce haram olan kazancı belgeden sonra helal olacaktı.. Sanki işlerin kamyoncuyu kovalayacağı bir ortam yaratılacaktı sihirli bir el tarafından.. Yeter ki belgeler alınsındı… Peki bu tarifeler, bireysel taşımacının derdine derman olabilecek ilaç mı ? Kesinlikle değil… Tarifeye bakınız;
Nasıl hassas bir kantarda tartılmışsa tarifeler hep küsüratlı.. Neden 40 değil de 41, neden 55 değil de 53 ..? Kısa mesafeler açısından bakacak olursak belirlenen taşıma bedelleri hayat standartları seviyesinin oldukça altında kalıyor. Asgari ücretin, yoksulluk sınırının altında kalmasına benzer bir durum… Yani bedeller ödenerek araçlara asılan belgeler, iddia edildiği gibi kazanç olarak dönmemiş… Mersin’den Adana’ya 20 tonluk yükü götürmek için bireysel taşımacıya ödenecek bedel 143 YTL… Bu bedele KDV de dahil… Mazot, lastik, amortisman da cabası… Kısıtlama ve sınırlamaların olduğu yerde özgürlük olur mu ? Piyasalar, firmaların çokluğu ile rekabet ortamına kavuşur. Rekabetin çok olması pazarlığın gücünü arttıran bir etkidir. Ulaştırma Bakanımız bugün çok sayıda vatandaşın uçağa binebilmiş olması ile övünüyorsa, bunun temel nedeni hava ulaşımının rekabete açılarak tek tip merkezi tarifelerin rafa kaldırılmış olmasıdır. Hava ulaşımının rekabete açılarak THY tekelinin kaldırılması, vatandaşın seçme şansını arttırmış, THY ‘nin de kendisini gözden geçirmesini sağlamıştır. Merkezi otorite tarafından belirlenen tarifelerin hizmet üretenler tarafından zorunlu olarak uygulanması, piyasa ekonomisin bittiği noktadır. Burada ne hizmeti sunanın rekabet gücünden, ne de hizmeti satın alanın pazarlık gücünden bahsetmek imkansızdır. Bakanlık bu uygulamasından yol yakınken geri adım atmalı, hizmet üretenle bu hizmeti satın alanın pazarlığı arasına girmemelidir.
|
|||||||||||||||||||||||||||