TERÖR Benzeşmeleri

 

 ‘’ Terör, siyasal, dinsel ve ekonomik hedeflere ulaşmak amacıyla savunmasız ve suçsuz sivillere; resmî, yerel ve genel yönetimlere yönelik baskı, yıldırma ve her türlü şiddet içeren yolun kullanımıdır. ‘’

Bazıları, siyasal ya da dinsel amaçlarını gerçekleştirmek, toplumda korku ve endişe yaratmak maksadıyla orda-burda bombalar patlatır, yangınlar çıkarır. Hedef gözetmeden ortalığı tarar. Ama kimileri de ekonomik hedeflerine ulaşmak maksadıyla rekabet içinde oldukları küçük işletmelere karşı kimi zaman yanlarına siyasi otoriteyi de alarak mevzuat bombardımanı yaparlar…

Yani halk diliyle TERÖR estirirler. Bu yoğun terörün doğal olarak kurbanları da olur; bazen onlarca bazen de onbinlerce hayata mal olabilir. Ocaklar kararır. Geleceğe yönelik umutlar bir anda sona erer.

Silah kullanılarak estirilen terörü herkes kınar. Suçluları yakalandığında en ağır şekilde cezalandırılır. Çünkü TERÖR, kabul edilebilir bir durum değildir.

Hal böyleyken ekonomik anlamda estirilen teröre karşı nedense kimsenin gıkı çıkmaz. Hele bu terörden beslenen öyle bir kesim vardır ki; zil takıp oynamadıkları kalır..

AB markalı mevzuat bombardımanı ile nakliyeciler yok edilip yabancı tekellere ülke lojistiği teslim ediliyorsa,

Özelleştirme terörüyle ekonomik değerlerimiz ona buna peşkeş çekilip ülkemizin kolu kanadı budanıyorsa,

Ormanlar yakılırken geleceğimiz yok oluyor diye karalar bağlanacağına‘’ keneler yok oluyor ‘’ diye seviniliyorsa,

Zam terörü ile mazot, telefon, doğalgaz ve elektrik kullananlar insafsızca soyuluyorsa,

Küresel ekonomi terörüyle çiftçimizin, besicimizin üretim hevesi törpülenip mahsulü tarlada bırakılıyorsa,

Ve bu TERÖRE karşı sivil toplum örgütleri nedeni bilinmeyen bir SÜKUT halindeyse; ‘’ her türlü TERÖRE karşıyız ‘’ demenin laftan öte ne anlamı var.

Geleceğimizden umutlu olmak; her türlü TERÖRE ve TERÖRİSTE ne kadar karşı olduğumuza bağlıdır.  

Mehmet YAVUZ