Devlet ciddiyettir...

Devlet memuru, devlet için çalışır...
 
 

 

Yıllar önce hususi araçla Suriye’ye giriş yaptığımız BAB-EL-HAWA sınır kapısındaki Suriyeli bir görevlinin ‘’BAHŞİŞ’’ ‘’BAHŞİŞ’’ diye aracımızın peşinde koşmasını hiç unutamadım.

Keza Bulgaristan sınır kapısındaki pasaport polisinin ufacık bir menfaat için Romanyalı turistlere gösterdiği kötü muamele ile Gürbulak sınır kapısındaki pasaport polisinin ülkemize giriş yapmakta olan bir İRAN vatandaşına cümle alemin gözleri önünde attığı tokat da hafızamdan hiç silinmemiştir. 

Bir ülkenin ne olduğunu, sınır kapılarında görev yapan memurların yaklaşımından kolayca yakalayabilirsiniz.. Sınır kapılarındaki yaklaşımlarda devletin vakar ve ciddiyetini görebileceğimiz gibi başıbozukluğunu da kolaylıkla tespit edebiliriz… 

Bazı ülkelerde rüşvetle hallolmayan iş yoktur… Bu gibi ülkelerde rüşvet; BAHŞİŞ , ŞAPKA yahut MANİFESTO gibi isimlerle çocukların dahi dillerinde yer etmiş ve günlük hayatın vazgeçilmez bir parçası olmuştur.Ama öyle ülkeler de var ki; böylesi bir rüşveti teklif etmeyi gerektirecek ortamı dahi bulamazsınız. Bu gibi ülkelerde rüşvet, toplum tarafından tanımlanamayan bir sözcük olarak sadece lugatlarda yer alır. 

Bu nedenle; içerinin dışa yansıdığı bir ayna olan sınır kapıları oldukça iyi donatılmalı, görev yapacak kişiler de özenle seçilmelidir.

 DEVLETİ hissetmek..

Almanya’da sokakları dolduran polis görmezsiniz ama devletin gücünü her yerde hissedersiniz. Günün hangi saati olursa olsun hiçbir Allah’ın kulu kırmızı ışıkta geçmeye cesaret edemez… Keza hiçbir ağır vasıta şoförü, kendisine tanınan hız limitlerini aşıp araç sollamaya kalkmaz.. Çünkü böyle bir davranışın cezasız kalmayacağını çok iyi bilir. 

Devletin şakası yoktur.. Yerlisi yabancısı herkes bilir ki; yasaları ihlal etmek hiç kimsenin haddinde değildir. 

Suçu cezalandırmada tereddüt göstermeyen devlet, vatandaşını koruyacak her türlü tedbiri de almıştır. Birilerinin olur olmaz uygulamalar icat ederek insanları KAZ gibi yolup cavlatacak cingözlükler yapmasına asla izin vermez… 

Devlet, devlet olma görevini harfiyen yerine getirir… Kurullar ve kurallar, kişilere göre değişmez… Hiç kimse, ‘’ben DEVLETİM’’ diyerek kendisine görevler icat edip hasılat elde etmeye çalışmaz. 

Ama bu ciddiyette olmayan ülkelerde her görevlinin kendisine göre icatları ve icapları vardır… Bu icaplara uymazsanız türlü sıkıntılara katlanmak zorunda kalırsınız…  

DEVLET, dernek mi..? 

Bu çeşitlemelerden yola çıkarak kendi sınır kapılarımıza ulaşmak ve bazı sorunlara işaret etmek istiyorum. 

Malumunuz Cilvegözü sınır kapısında modernizasyon inşaatı devam ettiğinden çıkış işlemleri yoğun olarak ÖNCÜPINAR sınır kapısından yapılmaktadır. 

Bu kapıdan çıkış işlemi yapan şoförlerden, devlet ciddiyetine yakışmayan paralar alınmaktadır. Meblağı ne olursa olsun, zoraki alınan her kuruş sıkıntıya neden olmaktadır. 

Devlet vergi toplar, kamusal hizmetlerinin karşılığı olan harçları alır ama devlet olma kimliğini bir kenara bırakarak DERNEK makbuzlarıyla zoraki bağış toplamaya kalkmaz. Hele devletin memurunu, herhangi bir derneğin tahsilatçısı konumuna getirmeye, yetkisi ne olursa olsun hiç kimsenin hakkı olmamalıdır. 

Bugünlerde Öncüpınar sınır kapısından çıkış işlemini yapan şoförlerin pasaportlarını alan polis memuru, çıkış işlemi biten şoförlerden 20 YTL vermesini talep etmekte ve karşılığında aşağıdaki makbuzlardan vermektedir. Bunun resmi bir ödenti olduğunu düşünen araç şoförü de itiraz etmeden parayı vermektedir. 

   
   

Şoförler, bağışta bulunup bulunmayacağı sorulmadan resmi görevliler kullanılarak iki makbuz karşılığında 20 YTL ödemeye mecbur edilmektedir.  

Kilis Valiliği, merkez ilçe ve bağlı köylere hizmet götürmek maksadıyla bir birlik kurmuş.. Aferin.. Tahsilat makbuzları bastırmış.. O da güzel.. Ama bu makbuzların sınır kapılarında emniyet mensuplarının ellerine verilerek zoraki bağış toplanması yanlış..! 

Kendi köyüne bile yardım edemeyen bir şoförden geçmek zorunda olduğu sınır kapısında hiç bilmediği başka bir köy veya ilçe için devletin memurunun zorla yardım toplaması ne kadar doğru ? 

Yeri gelmişken soralım; acaba başka dernerklerin de makbuzları bırakılsa, belli dönemlerde onlar için de bağış toplamak mümkün olur mu ..?

Şoförlerin Öncüpınar sınır kapısına ilişkin başka bir yakınmaları daha var… Araçlara gümrük sahasına girerken bedelsiz olarak verilmesi gereken SAHA TAKİP FİŞİ için burada para alıyorlarmış..  

Ne diyelim; başta ciddiyet olmazsa herkes kendi kuralına göre oynar.. 

 

Bu makale eş zamanlı olarak aşağıdaki portalda da yayınlanmaktadır.