DENİZCİLER..

KARACILAR.... ve

ÇIKARCILAR...

Ulaştırma Bakanlığı, düzenleme yaparken kimlere kulak veriyor..?

   

Denizciler-Karacılar ve Çıkarcılar 

Buyrun size iki farklı rakam: 25384 ve 25982...                                                                                                                                                                    Nedir bunlar diyeceksiniz ? Hemen söyleyelim: Her ikisi de Yönetmelik..

Kim hazırlamış bu Yönetmelikleri ?

Ulaştırma Bakanlığı..

Kimler için hazırlamış ?

Taşıma işini yapan kara ve deniz nakliyecileri için… Birincisi Kara Taşımacılığını, diğeri ise deniz taşımacılarını alakadar ediyor..

Ne var bunda diyeceksiniz ?

Neler yok ki ?

Öncelikle bir Bakanlığın, belli zümrelerin etkisinde kalarak nasıl farklılaşabildiğinin ibret belgeleridir bunlar..

İkincisi;  güçlü yapılarıyla sektörlerde belirleyici olma özelliklerini yıkıcı ve yapıcı anlamda kullananları da görmemiz ve deşifre etmemiz açısından önemlidir bu düzenlemeler…

 Aynı kurum farklı yaklaşım

Uzunca bir zaman farklı ortamlarda uzun uzadıya tartıştık 25384 sayılı Karayolu Taşıma Yönetmeliğini.. Yok edici unsurlarını ve ulaşılmak istenen hedefleri net şekilde ortaya koyduk. Bu tartışmaların bir neticesi olarak düzenlemeye giydirilen AB maskesini yırtıp aldık ve artık kimse bu düzenlemeye AB müktesebat gerekçesini uyduramaz oldu…

Ulaştırma Bakanlığının afallamasının, telaşla bazı yüzeysel değişiklikler ve  ertelemeler yapmasının belki de en önemli sebebi;  kuvvetli bir gerekçe olarak elinde tutmaya çalıştığı AB müktesebat oyuncağını kaybetmiş olmasıydı..

Ama şimdi bunları tekrar etmeyeceğim…

Karayolu Taşıma Yönetmeliği sektörün  tepkisine ve yoğun eleştirilere muhatap olurken, Gemi Acenteliği Yönetmeliği neden hiç tartışılmadı ? Bunun sebebini öğrenebilmek için her iki düzenlemeyi karşılaştırmalı bir şekilde ele almak gerekir..

Farklı vasıtalar kullanmasına rağmen her ikisi de taşımacı olup Ticaret Kanunu hükümlerine tabi olarak çalışan Karacılar ve Denizciler için Bakanlık nasıl tarifeler ve koşullar getiriyor ?

Sıralayalım:

Karayolu Taşıma Yönetmeliği; 39 farklı belge türüyle sektörü belge enflasyonuna uğratırken Gemi Acenteliği Yönetmeliğinde böyle anlamsız guruplandırmalar yok…Sadece bir belge ile her türlü işinizi yapabiliyorsunuz..

Belge tek olunca fiyat da tek… Gemi Acenteliği belgesinin fiyatı sadece 3000 YTL… Fakat Karayolu Taşımacılığı için getirilen 39 farklı belgenin 1.078 ila 215 .600 YTL arasında değişen fahiş fiyatları var..

Karayolu Taşımacılığı belgeleri 5 yıl için düzenlenirken, Gemi Acentelerinin belgeleri süresiz. Yani kara taşımacıları, faaliyetleri boyunca her 5 yılda bir belge ücretini tekrar ödemek zorunda… Gemi acentelerinin ise böyle bir sorunu yok.

Gemi acentelerinin Ticaret Kanunundan doğan tacir hüviyetleri aynen korunmakta ve navlun faturası düzenlemelerine bir kısıtlama getirilmemektedir… Ama aynı işi karada yapan nakliye komisyoncuları ile acentelerinin navlun faturası kesmelerine izin verilmemektedir.

Bu düzenlemeleri yapan Ulaştırma Bakanlığına soruyorum:

Bu Yönetmeliklerde neden bu kadar farklısınız ?

Karayolu Taşımacılık Yönetmeliğinde neden son derece gaddar ama Gemi Acenteliği Yönetmelinde son derece duyarlısınız..?

Yoksa taban tabana zıt bu  iki farklı Yönetmelik, onları dikte ettirenlerin iştah ve hazmetme kapasitelerini mi yansıtmaktadır…

Malumunuz; sıfırdan başlayıp bugün yatırım sahibi olabilmiş bazı kara taşımacılar, Bakanlıkta ve malum ortamlarda yatırımları ve parasal güçlerinden bahisle parası olmayanların kendileriyle aynı işi yapmasını istemeyen taleplerde bulunuyorlardı…

Çok geçmeden bu taleplerin Yönetmelik maddesi olarak karşımıza çıktığını gördük.. Küçük ve orta ölçekli işletmelerin, parası olanların ayaklarına dolanmaları ve onlarla aynı kulvarda koşmaları resmen engelleniyordu…

Sektör, bu tür talepleri yapanlarla onların taleplerini emir telakki edenleri yakınen bilmektedir..

Bugün belli bir güce erişip geçmişini unutanlar hazmetme sorunu  yaşayabilir… Bunu anlarız… Ama bir kamu kurumunun kendi vatandaşını hazmetmemesini, hangi gerekçeye bağlanırsa bağlansın hazmedemiyoruz.

Acaba diyorum; gemileri ve limanları olan bazı güçlü şirketler de Gemi Acenteliği Yönetmeliği hazırlanırken Bakanlığa başvurup, gemileri ve limanları olmayan küçük ve orta ölçekli işletmelerin kendileriyle aynı kulvarda koşmalarının engellenmesini isteseydi, Bakanlık ne yapardı…

Cevap oldukça basit: Ayinesi iştir kişinin lafa bakılmaz..!

Ama çok şükür ki; gücü ne olursa olsun, deniz taşımacılarımızın böyle bir hazımsızlık sorunu yok…!

Diyanetle iş birliği

Taşımacılıkta Düzen adı altına sektörün omurgasını kıran Bakanlık, 2 Şubat 2007 tarihinde yapılacak bir panele katılacakmış…

Yani,yeni bir körler ve sağırlar diyalogu gerçekleşecek…

Panel başlıklarından biri de oldukça dokunaklı: ‘’Sektör dışında kalanların durumu ve öneriler..’’

Bu körler sağırlar diyalog ortamında yapılan her öneri güme gidecektir… 

Bizim önerimiz; Diyanet’ten de bir panelist talep edilerek sektör dışına atılanların ruhuna bir Fatiha okunmasıdır…

En hayırlı hizmet de sanırım bu olacaktır..

 


Bu makale eş zamanlı olarak aşağıdaki portalda da yayındadır.