Ayak Takımına Hadleri Bildirildi..
 

 

Sayın Başbakan demokrasi şahini kesildiği zamanlarda Şeyh Edebali’den alıntılar yaparak konuşmasını süsler. Onun yönetene verdiği öğütleri tutuyormuş havasındadır. Hatta bazen öyle ileri gider ki; egemenlik kayıtsız şartsız milletindir vecizesine sıkıca tutunup millet ne derse o olur diyerek bu maskeyle ihlal ettiği kanunları da kendisine uydurmaya çalışır.

O hep kendisine demokrattır. O sadece kendi çocukları mevzu bahis olunca gözyaşı döker.. Bunun örneklerini geçmişte çok yaşadık.

ABD ve AB’nin istekleri karşısında süt dökmüş kedi gibidir. Hatta aferin almak için onlara 301 konularında sürprizler bile yapar.

Türban konusunda, cemaatler konusunda velhasıl çağdaş Cumhuriyet karşıtı her konuda oldukça demokrattır.

Ama Sosyal Güvenlik reformu diye çalışanların emeklilik ve sağlık alanındaki tüm kazanımlarını onların karşı çıkmalarına rağmen zorla yasalaştırırken de demokrattır.

Biz nakliyecilerin canlarına ot tıkayan tekelci yasayı zorla uygulatırken de demokrattı..

Hele 1 Mayıs günü demokratlık ruhu tavan yaptı…

Evvela düşman ayaktakımı bir güzel pataklandı.. Devletin gücü en iyi şekilde gösterildi ve ayaktakımı Taksim Meydanına sokulmayarak hadleri bildirildi.

Gece görüş kabiliyeti olan helikopterlerle, beş bin gaz bombası ve panzerlerle takviye edilen polis güçleri; işçileri daha sendikalarının önündeyken ani bir baskınla kırdı geçirdi.

Ayaktakımı baş olmaya kalkarsa işte devlet de böyle yapar.. İşin en trajik yanı da önceleri Taksim'de olacağız diye esip gürleyen Türk-İş başkanı Mustafa Kumlu, aldığı tehditlerle bırakın Taksim'i sokağa bile çıkamadı ve üyelerini meydanlarda başsız bıraktı..

Yaşananlar gösterdi ki, 1 Mayıslar ülkemizde dayak ve yasak bayramı olarak kutlanmaya devam edecek. Eğer ki ayaktakımı aklını başına alıp kendisine baş seçtiği kişilere hadlerini bildirmezse…