|
|||
| * Siyasi Partiler ve 22 Temmuz Seçimlerine ilişkin değerlendirmemiz | |||
|
22 Temmuz 2007 seçimleri, sektörümüzü olduğu kadar ülkemizi de
yakından ilgilendiren hayati bir önem taşımaktadır. Sektörümüz, 2004 yılından bu yana AB maskesi ile getirilen 4925 sayılı KARAYOLU TAŞIMA KANUNU ve 25384 sayılı KARAYOLU TAŞIMA YÖNETMELİĞİ'nin sıkıntısını yaşamaktadır. Bu düzenlemelere karşı yapılan sektörel eylem ve tepkiler üzerine bazı makyaj çalışmaları yapılmışsa da hayati öneme sahip ana unsurlar aynen uygulanmaya çalışılmaktadır. Bu Kanun ve Yönetmeliğin karşı olduğumuz maddelerine ilişkin raporumuz ilerleyen bölümlerde yer alacaktır. Sektörümüz, bu düzenleme nedeniyle AKP hükümetine seçimlerde gereken cevabı verecektir. 22 Temmuz seçimi, bu nedenle sektörümüz açısından hayati öneme sahiptir. Bu seçimler, ülkemizin geleceği dikkate alındığında sektörel sorunlarımızdan daha büyük bir öneme sahiptir. AKP hükümeti, iktidarı boyunca halkın talep ve önerilerini dikkate almayan ama AB ve ABD'den gelen en küçük talebe bile kulak kabartıp emir telakki eden bir yapıda olmuştur. Ülkemizin kurum ve değerleriyle çatışma içinde olan ama AB ve ABD kurumlarıyla onur kırıcı bir uyum gösteren AKP hükümeti, ülkemizin birlik ve dirliğini temsil eden bir TBMM hükümeti değil , Batının bölücü ve yıkıcı politikalarını uygulamaya çalışan bir sömürge valisi gibi hareket etmiştir. AB ve ABD'yi temsil ettiği söylenen her zevat, ülkemizin birliğini sorgulayan demeçleri hem de ülkemiz sınırları içinde pervasızca söyleme cesareti bulurken, ANAYASA ile cumhuriyeti koruma ve kollama görevi verilen sivil ve askeri güçlerin tehlikeleri işaret eden konuşmalarına bile AKP hükümeti tarafından büyük tepkiler gösterilmiştir. Ülkemizin dışarıdan empoze edilen direktiflerle yönetilen bir görünüme sahip olması, karakter yapısında BAĞIMSIZLIK olan bizlerde rahatsızlık yaratmıştır. Cumhuriyetimizin yokluklar içinde var ettiği ekonomik kuruluşlarının, devletin güvenliği bile düşünülmeden babalar gibi peşkeş çekilerek elden çıkarılması, adında TÜRK kelimesi olan TELEKOM kuruluşumuzun başında bir İNGİLİZ vatandaşının GENEL MÜDÜR olarak oturması, işgal yıllarını hatırlatan kötü bir manzara yaratmıştır. Ülkemizin yıllarca MİLLİ DAVA kabul ettiği her konu, AKP iktidarı tarafından GAYRI MİLLİ önemsiz bir mesele olarak ele alınmıştır. AB ile olan tarihi ilişkimiz, eşit koşullarda ortaklık dışında ucu açık bir kölelik bağlantısı haline getirilmiştir. Gümrük Birliği anlaşması da ülkemiz aleyhine işleyen bir çark haline gelmiştir. AB ile böylesine onursuz ve ilkesiz bir birlikteliği kabullenmemiz mümkün değildir. AB ile olan ilişkiler; AKP hükümeti tarafından ulusumuza hep yanlış ve eksik aktarılmış, bu kirli ilişkiler iktidarda kalmanın bir güvencesi sayılmaya başlanmıştır. Din istismar edilerek milli değerlerimiz hep aşağılanmıştır. Etnik kökenleri ön plana çıkaran politikalarla TÜRKLÜK bilinci yok edilmek istenmiştir. Özetlemeye çalıştığımız bu yozlaşmadan kurtulmak için 22 Temmuz seçimlerini bir çıkış kapısı olarak görüyoruz. Devlet ve rejimle sorunu olmayan siyasi partilerin, kendi aralarında olduğu kadar ulusuyla da aynı çoşkuda buluşması gerekmektedir. Bu buluşmanın; ulusumuzun tercih ve taleplerine uygun bir aday listesi ve hükümet programı ile mümkün olacağına inanıyoruz.
|
|||
|
* 4925 sayılı KARAYOLU TAŞIMA KANUNU 'na neden karşıyız ? |
|||
|
Sektörümüz, yıllarca bir KANUN talebinde bulunmuştur. Eşya ve yolcu
taşımacılığının önemli bir kısmının KARAYOLU ile yapıldığı ülkemizde bir
TAŞIMA KANUNU 'na ihtiyaç duyulmaktadır. Ancak AKP hükümetinin bu ihtiyacı
gidermek için çıkardığı KANUN, kanunu olmayan dönemleri bile aratacak
bir karmaşaya neden olmuştur. Karmaşanın temel nedeni; Ulaştırma Bakanlığı 'nın KANUN yapıp YÖNETMELİK çıkarırken bir KAMU KURUMU gibi değil, sektör içinde yer alan büyük sermayenin MALİ MÜŞAVİRİ ve AVUKATI gibi hareket etmesinden kaynaklanmıştır. Ulaştırma Bakanlığı, küçük ve orta ölçekli şirketlerin yok olmasına neden olan düzenlemeyi savunurken gerekçe olarak ..GETİRİLEN DÜZENLEME ÖNCESİNDE SEKTÖRE GİRİŞİN ÇOK KOLAY OLDUĞU, BU NEDENLE SEKTÖRDE ÇOK SAYIDA KÜÇÜK VE ORTA ÖLÇEKLİ İŞLETMENİN YER ALDIĞI VE YATIRIM YAPMIŞ BÜYÜK SERMAYENİN YETERİNCE PARA KAZANAMADIĞI BİR YAPI OLUŞTUĞUNU beyan etmiştir. Böyle bir gerekçeyle düzenleme yapmak kamu kurumu olan bakanlığa yakışmamıştır. Bu gerekçeyle çıkarılan bir KANUN 'un da kime hizmet edeceği gayet açıktır. Bu önemli gerekçeyi not ederek karşı olduğumuz hususları belirtiyoruz:
|
|||
| * 25384 sayılı Karayolu Taşıma Yönetmeliği 'ne neden karşıyız ? | |||
|
|||
| * TALEBİMİZ NEDİR ? | |||
|
Ülkemizin sosyo-ekonomik yapısına aykırı olan 4925 sayılı Kanun ile 25384
sayılı Yönetmelikte kapsamlı değişiklik yapılması gerekmektedir. AKP
hükümeti, siyasi tavrını küçük ve orta ölçekli işletmeleri yok etmekten
yana koymuştur. Bu itibarla bizler, küçük ve orta ölçekli işletmeleri yok
edecek değil onları destekleyecek, var edecek bir siyasi program
istiyoruz. Türkiye Nakliye Platformu olarak nasıl bir hükümet istiyoruz ?
bir hükümet yaklaşımı istiyoruz. Bu itibarla;
|
|||